Tehdit devam ediyor, iklim krizi endişesi azalıyor

Bir ankete göre, iklim krizi ile ilgili endişeler geçen yıl dünya genelinde azaldı. Ankete katılanların yarısından azı, iklim değişikliğinin önümüzdeki 20 yıl içinde kendi ülkeleri için “çok ciddi bir tehdit” oluşturduğuna inanıyor.

Gallup World Risk Poll tarafından 121 ülkede 125 bin kişiyle yapılan ankete göre, dünyanın en büyük kirleticisi olan Çin’deki insanların sadece %20’si, iklim krizinin çok ciddi bir tehdit olduğuna inanıyor. 2019’daki bir önceki ankete göre ise 3 puanlık bir düşüş görülüyor. İklim krizi kaynaklı aşırı hava olayları ise şiddetini her geçen gün artırıyor.

 

Küresel olarak, bu rakam 2021’de 1,5 puan düşerek %48,7’ye düştü. İklim değişikliği bilinci 2021’de en büyük ikinci küresel kirletici olan ABD’de hafifçe artarak %51.5’e yükseldi.

 

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın yalnızca %27,4’ü ve Güney Asya’nın ise %39,1’i risklerden endişe duydu. Bu, en yüksek ekolojik tehditlere sahip bölgelerin aynı zamanda ortalama olarak iklim değişikliği konusunda en az endişe duyan bölgeler olması anlamına geliyor.

 

Bulgular, ülkelerin COP27 için Kasım ayında Mısır’da buluşacağı bir sonraki küresel iklim müzakerelerinden önce geldi. Ancak azalan endişeye rağmen, iklim değişikliğinin ekolojik faturası küresel olarak büyüyor.

 

228 ülke ve bölgeden oluşan Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, dünya genelinde 750 milyon insanın yetersiz beslenme ve iklim değişikliğinin yanı sıra artan enflasyondan da etkilendiğini, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın gelecekte öngörülen gıda güvensizliğini daha da kötüleştireceğini ortaya koydu.

 

Çalışma, 83 ülkede 1,4 milyardan fazla insanın, nüfusun %20’sinden fazlasının temiz içme suyuna erişiminin olmadığı aşırı “su stresi” ile karşı karşıya olduğunu gösterdi.

 

Rapora göre, 2040 yılına kadar Yunanistan, İtalya, Hollanda ve Portekiz de dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin kritik seviyelerde temiz su kıtlığı yaşaması bekleniyor.

 

Çalışma, hava kirliliğinin her yıl dünyaya 8,1 trilyon dolara veya küresel gayri safi yurtiçi hasılanın %6,1’ine denk geldiğini ve 6 ila 9 milyon arasında ölüme neden olduğunu gösterdi.

 

Doğal afetlerin ortalama küresel maliyetinin yıllık 200 milyar dolara, 1980’lere göre 4 katına ulaştığını da ortaya koydu. Sidney merkezli enstitünün kurucusu Steve Killelea, “COP27’deki müzakereciler, iklim değişikliğinin ekolojik tehditlerin etkilerini nasıl şiddetlendirdiğini ve uluslararası toplumun bunları nasıl azaltabileceğini dikkate almalı” dedi.

Post a Comment

#INSTAGRAM'da ArelNEWS