Marsilya, İskenderiye ve İstanbul tsunami riski altında

UNESCO önümüzdeki 30 yılda şiddetli bir tsunaminin olma ihtimalinin neredeyse yüzde yüz olduğunu söylerken kıyı şehirlerini tsunamiye hazır hale gelmeleri için uyardı.

UNESCO’ya göre  önümüzdeki 30 yılda bir metreden yüksek dalgaların İstanbul, İskenderiye ve Marsilya gibi Akdeniz şehirlerini vurma ihtimali neredeyse yüzde yüz. Bir Akdeniz tsunamisinin gerçekleşme ihtimali deniz seviyesinin artmasıyla güçlenecek. Pasifik’teki ve Hint Okyanusu’ndaki topluluklar ise, çoğu tsunaminin bu bölgelerde gerçekleşmesi nedeniyle, genellikle bu tehlikenin farkında fakat UNESCO’ya göre Akdeniz’de ve başka kıyı bölgelerde yaşanabilecek bu tehlike hafife alınıyor.

 

Birleşmiş Milletler’in eğitim, bilim ve kültürel organizasyonu ise risk altında olan beş yeri açıkladı. Akdeniz şehirleri de aynı tehditle karşı karşıya olan 40 şehre ve 21 ülkeye katılacaklar. Marsilya, İskenderiye ve İstanbul; Cadiz, Cannes ve Chipiona’ya katılacak.

 

UNESCO aldığı tedbirleri 2030’a gelindiğinde tsunaminin olası yıkıcı etkilerinin anlaşılması ve tedbir alındığından emin olunması için “Tsunamiye hazırlık programı” adıyla duyurdu.

 

Unesco’nun tsunami uzmanı Bernardo Aliaga, “2004 ve 2011 tsunamisi bir uyanış çağrısıydı. 2004’ten bu yana çok yol kat ettik. Bugün daha güvendeyiz. Yine de hazırlık aşamamızda düzeltmemiz gereken eksik tarafları mevcut; uyarıların ziyaretçiler ve topluluklar tarafından anlaşıldığından emin olmalıyız” açıklamalarında bulundu.

 

Hint Okyanusunda 2004’te gerçekleşen ve tarihteki en ölümcül tsunami olan kayıtlara geçen afet, 14 ülkeden 230 bin insanın ölümüne sebep olmuştu. 2011’de Japonya’da gerçekleşen 9.1 şiddetinde deprem ve 40 metreye ulaşan tsunami ise 18 bin kişiyi öldürmüştü. 2004’ten itibaren UNESCO’nun Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi yedi senede ortalama 125 tsunami olayını kaydetti.

 

UNESCO Akdeniz’deki beş şehrin de tsunamiye hazır hale gelmesi gerektiği uyarısında bulundu. Aliaga, “Bazı bölgelerde iyi durumdayız. Akdeniz dahil, okyanusun çoğunu kapsayan 12 tsunami uyarı merkezi kurmak için çalışmalar yapıldı” dedi. Uyarı merkezleri için Türkiye de dahil olmak üzere Yunanistan, İtalya, Portekiz ve Fransa’da beş ayrı lokasyon ayrılmış durumda.

 

Aliaga, “Tsunami riski, Akdeniz dahil olmak üzere birçok yerde hafife alınıyor. Çok sık meydana gelmiyor fakat risk sürekli değişiyor. Bu mesajı topluma iletmemiz gerekiyor. Akdeniz’de tsunami olacağına şüphe yok, tartışmamız gereken ne zaman olacağı” diyerek önlem alınmasının altını çizdi.

 

Tarihteki en ölümcül tsunamilerden biri 1755’te Azizler gününde Portekiz’in Cadiz ve Lizbon şehirlerini 6 metre yükseklikle vururken yaklaşık 50 bin insan depremde ölmüş, birçoğu da tsunamide ve çıkan yangınlarda kaybolmuştu.

 

Aliaga, “Hikayenin tamamı uyarı sisteminden ibaret değil. İkinci kısım toplumun hazırlanması, insanların nasıl davrandığı ve tepki verdiği. Bu konuda kat edilecek çok yol var” şeklinde konuştu. 2004 tsunamisinde ailesi dahil 100 kişiyi güvenliğe ulaştıran 10 yaşındaki İngiliz Tilly Smith’e atıfta bulundu. Küçük çocuk suların geri çekildiğini görür görmez alanı tahliye etmek gerektiğini coğrafya hocasından duymuştu.

 

“Deniz seviyesinin artması, tsunamilerin etkisini ve işimizin nabzını arttıracak bir başka etken” diye ekledi.

 

2018’de yapılan ve Makao ve Çin’i konu alan bir araştırmaya göre deniz seviyesinin artması tsunamilerin tehlikesini artırıyor, çünkü bu şekilde tsunami dalgaları kıyı içine daha fazla nüfuz edebiliyorlar. Tsunaminin tetiklediği taşkınlar 25 cm’lik bir deniz seviyesi artışı ile 1.2 ila 2.4 kat arttı, 90 cm’lik bir artışta bu oran 1.5’tan 4.7’ye yükseliyor.

 

İskenderiye, İstanbul, Marsilya, Cannes ve Chipiona’dan uzmanlar tsunamiye hazırlık üzerinde çalışıyorlar. Bu hazırlıklar tahliye planlarını, tahliye sinyallerini, prosedürleri ve planlamaları içeriyor.

Post a Comment

#INSTAGRAM'da ArelNEWS