ABD’nin Yeni İncirlik Arayışı! Doç. Dr. Oktay Bingöl Yazdı

ABD’nin Yeni İncirlik Arayışı, Yunan Üsleri ve Stratejik Etkileri

Doç. Dr. Oktay BİNGÖL
Uluslararası İlişkiler (İng.) Bölümü Öğretim Üyesi
oktaybingol@arel.edu.tr

 

Medyada son günlerin ilgi çeken haberi “ABD’den Dedeağaç’a yüzlerce tank ve zırhlı araç sevkiyatı”, “​Bu silahlar sınırımızda: ABD Dedeağaç’a tank yığdı” gibi başlıklarla yer buldu. Dedeağaç’ın Türkiye sınırına yakınlığı ile Türkiye ve ABD arasında süregelen gerginliğin ciddiyeti haberin değerini artırarak ilgi çekmesine neden oluyor. Peki bu yeni bir gelişme mi? Arka planda ne var? Türkiye-ABD ilişkileri ve Doğu Akdeniz’de güç dengesi açısından neler beklenmeli?

Öncelikle haberin yeni bir gelişme olmadığını belirtmek gerek. ABD ile Yunanistan arasında 30 yıldır yürürlükte olan 1990 tarihli Savunma İş Birliği Anlaşması 5 Ekim 2019 tarihinde imzalanan bir protokolle yenilenmiş ve iki ülke ilişkileri yeni bir aşamaya evirilmeye başlamıştı.

Yeni protokolle Girit’te ABD’ye tahsis edilen Souda limanının modernize edilmesi, limandaki ABD askeri faaliyetlerinin kapsamının genişletilmesi, bölgedeki havaalanının da müteakiben yapılacak bir düzenlemeyle ABD tarafından kullanılması kararlaştırılmıştır. Protokolde Larissa ve Stefanovikio hava üsleri ile Yunanistan Kara Kuvvetlerinin garnizon ve kışlalarından ihtiyaç duyulanların ABD’nin kullanımına tahsis edileceğine dair esnek ve geniş kapsamlı ifadeler de yer alıyor. Dedeağaç liman bölgesindeki tesislerin bir bölümü de ABD kullanımına tahsis ediliyor. ABD bu tesislerde bakım ve onarım dahil her tür lojistik işleri, eğitim ve tatbikatlar, acil insani yardım ve kurtarma operasyonları, teçhizat konuşlandırma, askerlerin ve birliklerin konaklaması vb. faaliyetleri yürütme imkânına kavuşuyor (Protocol of Amendment to 1999 Agreement). Medyaya yansıyan askeri araç ve birlik hareketliliği de yapılacak bir NATO tatbikatı nedeniyle Protokolde yer alan düzenlemelerin sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Protokolün yürürlüğe girmesi sonrası iki yıla yaklaşan sürede dört üssün bir kısım kapasitesi ile aktif hale geldiği görülüyor. Ayrıca, Protokol hükümleri gereği Yunanistan Savunma Bakanlığı’nın Amerikalıların seçebileceği 22 garnizon, kışla ve askeri tesisin listesini de hazırladığı iddia ediliyor.  Listede Yunanistan’ın batısındaki Andravida askeri havalimanı ve Ege’de Yunanistan kıyılarına yakın İskiri (Skyros) adası da bulunuyor.

ABD’nin Yunanistan’da çok sayıda tesisin tahsisine ve özellikle başta Dedeağaç olmak üzere limanlara gösterdiği ilginin arka planında 2008’de Yunanistan’ın yaşadığı ağır ekonomik ve mali kriz ve sonrasında alınan borçlar ve koşullar var. AB’nin Yunanistan’a verilen yaklaşık 300 milyar Avroluk borcun karşılığında koyduğu öncelikli koşullar kemer sıkma ve Yunan limanları da dahil kapsamlı bir özelleştirme yapılmasıydı. 2015’de iktidardaki sol parti Syriza ve Yunan başbakanı Alexis Çipras, temelde karşı oldukları özelleştirmeyi zorunlu ancak gönülsüzce uyguladı. Kamu varlıklarının satışları program hedeflerinin gerisinde kaldı. 4 yıl kemer sıkan ve krizden çıkmaya çalışan Yunanistan’da Temmuz 2019’da yapılan seçimlerde Çipras ve partisi siyasi bedeli ödedi. Sağ ve neo-liberal eğilimli Yeni Demokrasi Partisi yüzde 40 oy alarak hükümeti kurduktan sonra gecikmiş olan özelleştirme programı da hızlandı. Özelleştirilen 10 limandan Dedeağaç ve Kavala’yı satan alan konsorsiyumlarda ABD’li yatırımcıların çoğunluk hislerine sahip olduğu, ABD sermayesinin Yunanistan’ın enerji ve boru hattı varlıklarını da satın aldığı iddia ediliyor. Pire limanı ise 2016’da 2052’ye kadar Çin firmasına verilmişti.

Arka planı kısaca böyle özetlenen konunun siyasi ve jeopolitik etkilerine gelince şunlar söylenebilir. ABD’nin Doğu Akdeniz denkleminde Yunanistan ile yakınlaşması Trump döneminde başlamıştı. Bu yakınlaşmada temel amaçlar başta Kıbrıs civarında keşiflerinden dolayı doğal gaz rezervlerine yatırım yapan ABD ve Avrupalı firmalara güvence sağlama; Yunanistan, GKYR, İsrail ve Mısır arasında kurulan enerji ve deniz iş birliğini kuvvetlendirme; Avrupa’nın Rusya’ya enerji bağımlılığını kısmen azaltacak Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattının (EastMed) gerçekleştirilmesine destek sağlama ve Rusya’yı (ve Çin’i) Doğu Akdeniz’den uzak tutma şeklinde sıralanabilir. Bu amaçlar Biden döneminde de değişmedi. Hatta Biden yönetimi, ABD müttefiklerine, özellikle demokrasilere, “otokrat yönetimlere” karşı daha fazla destek verme ve cesaretli adımlar atmayı açıkça beyan etti.

ABD, 2020’den itibaren Doğu Akdeniz’e daha fazla müdahil oldu ve Yunanistan ile üslerin geliştirilmesi ilişkisi dışında Rusya’ya karşı Balkan ülkeleriyle iş birliğini artırdı. Biden yönetimi aynı zamanda Doğu Akdeniz’de Yunan sularına ve adalarına ikili ve çok uluslu tatbikatlar çerçevesinde takviye yaparak Türkiye’yi de sınırladı. Aslında Biden yönetiminin Türkiye’ye yönelik stratejisinde çevreleme ve angajman bir arada (containgagement) yürüyor. Örnek olarak Afganistan’da Kabil havaalanının sorumluluğunun Türkiye tarafından alınması gibi ABD’nin işine gelen durumlarda angajman ve iş birliği, Doğu Akdeniz’de ise çevreleme dikkat çekiyor.

ABD’nin Yunanistan’da bu derece kapsamlı üsler edinmesinde diğer bir faktör İncirlik’e alternatif arayışıdır. ABD, aslında en az on yıldır İncirlik bağımlılığını azaltıyordu ve bu süreci 2016’dan sonra hızlandırdı. Türkiye’nin Rusya’dan S-400’leri alması ve birçok nedenle bozulan ilişkiler ABD’nin arayışında etkili oldu. Bu kapsamda Yunanistan’ın Girit adasında Souda ve İskiri’nin alternatif olarak görüldüğü geçen yıl medyaya yansımıştı (Arab News, 30 Eylül 2020). Önümüzdeki süreçte İncirlik tamamen kapatılmasa bile sembolik anlamıyla kalması olasılık dahilindedir.

Türkiye üzerinde daha fazla diplomatik ve askeri avantaj elde etmenin yolunu arayan Yunanistan’ın ABD’nin bölgede güvenilir ortağı rolünü üstlenmeye istekli ve hazır olduğu görülüyor. ABD’den destek sağladıkça Doğu Akdeniz’de, Ege’de ve Trakya’da kendi jeopolitik çıkarları konusunda daha özgüvenli davranacak Yunanistan, yıllardır iki ülke arasında askeri dengenin korunmasına bir ölçüde dikkat eden ABD’den yeni silahlar edinebilirse bölgeyi yangın yerine çevirecek macera peşinde de koşabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir