Kısa Film Senaryosundan Uzun Metraja Uzanan Yolculuk: Nuh Tepesi

Son zamanların en çok ses getiren yapımlarından olan Nuh Tepesi filminin yönetmeni Cenk Ertürk, “’New York Üniversitesinde yüksek lisans yaparken kısa film olarak okul kapsamında yazdığım bir senaryo. 2013 yılında yazdığım kısa film senaryosunu karakterler üzerine yoğunlaşarak uzun film senaryosu olarak geliştirdim” dedi.

HABER Damla Bakır

Arel Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu Cenk Ertürk ile söyleşi programı Dr. Öğretim üyesi Dilge Kodak’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Çevrimiçi olarak düzenlenen söyleşide Nuh Tepesi filminin yönetmeni olan Cenk Ertürk, filmin ortaya çıkış hikâyesi ve arka planda yaşananları anlattı.

Filmde, babasının ölmeden önce son dileği olan köydeki Nuh Ağacı’nın altına gömülme isteğini yerine getirmeye çalışan Ömer’in, ağacın kadim zamanlardan kalma olduğuna inanan köylülerle olan hikâyesi anlatılıyor.

Ertürk, filmi yaparken sanat- ticari film ayrımına takılmadan Nuh Tepesini çektiğini aktardı. İnsanlarla iletişim kurmayı çokça arzulayan bir film yapmak istediğini söyleyen Ertürk, belirli kalıplara girmek istemediğini söylüyor. Fikrin nasıl hayata geçtiğini ise, ‘’New York Üniversitesinde yüksek lisans yaparken kısa film olarak okul kapsamında yazdığım bir senaryo. 2013 yılında yazdığım kısa film senaryosunu karakterler üzerine yoğunlaşarak uzun film senaryosu olarak geliştirdim.’’ şeklinde anlatıyor.

Çıkış ismi Nuh Ağacı’yken Nuh Tepesi olarak değiştirilmiş olan filmin geliştirildiği aşama ise Cenk Ertürk’ün Carl Film Festivaline katılımıyla gerçekleşmiş. Finans görüşmelerinin ardından oyuncu görüşmelerine başlayan Cenk Ertürk, ilk olarak Haluk Bilginer ile görüştüğünü belirtti. Çekimlerin 6 hafta sürdüğünü de ekledi. Baba-oğul ilişkisine odaklanılan bu filmde kurgu, müzik ve ses gibi etkenlere çok dikkat ettiklerini ekledi.

‘’Ne kadar sanat eseri yapmaya çalışsanız da film bir meta’’

Filmin yapım sürecinde bir bölümde şaşkınlığa uğradığını söyleyen Ertürk, ‘’Siz ne kadar sanat eseri yapmaya çalıştığınızı düşünseniz de filmin bir meta olduğunu öğreniyorsunuz. Bununla karşılaştığım anda şaşkınlığa uğradım.’’ ifadesini kullanarak filmin pazarlama kısmını aktardı.

‘’Senaryoyu yüzde yüz hayata geçiremezsiniz’’

Kağıttaki senaryonun hiçbir zaman yüzde yüz hayata geçmeyeceğini söyleyen Ertürk, ‘’Bu demek değil tavizleriniz sizi daha kötü yere götürecek, ne yaptığınızı ve finansal gücünüzün nereye kadar yettiğini iyi bilirseniz nerde taviz vereceğinizi hesaplayabilirsiniz’’ diyerek genç yönetmen adaylarına tavsiyeler verdi.

Nuh Tepesi filminin yapımcısı olan Alp Ertürk ise filmin finansal boyutundan bahsetti:

‘’Sanat olarak adlandırılan bu alan aslında müthiş bir finansal boyutu var. Festivallerin sadece film festivali olmadığı, örneğin Carl Film Festivali büyük bir film marketi festivalidir. Sizin için biricik olan filminiz ‘hangi ülkelere ve ne kadara satarım’ olarak bakılıyor.’’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir