Prof.Dr. Akalın: Kafkasya’da Barış Umudu (ARELNEWS/ÖZEL)

Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi – Öğretim Üyesi Prof.Dr Cüneyt Akalın önceki gün gerçekleşen NATO liderler zirvesi sonrası Kafkaslarda meydana gelecek Barış Umudu’nu dile getiren yazısında ” Altılı Platform” un önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Cüneyt Akalın’ın ARELNEWS için kaleme aldığı yazısı ;

Kafkasya’da Barış Umudu ve “Altılı Platform”

Prof. Dr. Cüneyt Akalın; İİBF / SBKY

Türkiye Cumhuriyeti, Sovyetler Birliği’nin dağılışından sonra bağımsızlıklarını kazanan Kafkasya Cumhuriyetlerini vakit geçirmeden ve ayrım yapmadan tanıdı. Tanıdığı eski Sovyet  cumhuriyetlerinin  arasında Ermenistan da vardı.

Türkiye bu adımı Ermenistan’ın Anayasasında Türkiye’ye yönelik  bazı maddeleri ısrarla sürdürmesine rağmen attı. Ancak Ermeni güçlerinin Azerbaycan topraklarının  % 20’sine yakınını oluşturan  Yukarı Karabağ topraklarını işgal etmesi üzerine Ermenistan ile olan sınırını kapattı, ilişkileri “Karabağ işgalden kurtarılıncaya kadar dondurduğunu” ilan etti.

Türkiye soydaşı Azerbaycan’ı yalnız bırakamazdı.

Azerbaycan’ın Türkiye’nin var gücüyle desteklediği 44 günlük operasyon sonucunda Karabağ’ı “azat etmesi” üzerine, yeni  bir

siyasal durum doğdu. Yıllar sonra Barış Kafkasya’da  umudu yeşerdi.

Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan devlet başkanı İlhan Aliev’in  Karabağ’ın kurtuluşunun kutlandığı Bakü’de Azatlık Meydanında 10 Aralık 2020’de yapılan görkemli  törenden sonra “Altılı Platform”  önerisini dillendirmişler, Ermenistan’ı da platforma katılmaya davet etmişlerdi.

15 Haziran  2021’de  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın azad edilen  Şuşa’yı ziyaretinin ardından açıklanan Şuşa Beyannamesi’nde Türk ve Azerbaycan tarafları aynı barış çağrısını yinelediler.Tarihsel önemdeki bu çağrı bölgeye olduğu kadar Ermenistan’a da yeni ufuklar açabilir.

 Bölgesel ittifakın önemi

Aslında  Ermenistan ile Türkiye ve Azerbaycan arasında süren gerginliğin başlıca etkeni, bölge dışı güçlerin müdahaleleri idi. Evet, taraflar arasında anlaşmazlıklar vardı ama sözde  barışçı çözüm için araya giren  Minsk grubu hem sorunu çözümsüz bıraktı hem de Fransa ABD gibi  emperyal devletlerin  “Ermeni Sorunu”na müdahale olanaklarını artırdı. Sonuçta çözümsüzlük süregeldi

Türkiye ve Azerbaycan devlet başkanlarının  15 Haziran 2021’de “Şuşa Beyannamesi”ni imzalamalarının ardından  “6lı Platformun”  önemini vurgulamaları  ve Rusya, Türkiye, Azerbaycan, İran ve Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’ın adını açıkça telaffuz etmeleri, “bu uğurda her türlü fedakarlığa var” olduklarının altını çizmeleri ve Rusya devlet başkanı Putin’in  de fedakarlığa istekli olduğunu hatırlatmaları, çağrıyı  “ Bu ümit verici sürecin Azerbaycan ile Ermenistan’ın imzaladıkları Ateşkes Antlaşması’nı kapsamlı ve vizyoner bir barış anlaşması ile taçlandırmaları halinde çok daha sağlıklı yürüyeceğine inanıyoruz.” sözleriyle bağlamaları  Barış umudunu artırmıştır.

Şuna da işaret etmek gerekir. Azerbaycan’ın Karabağ’da operasyonu sürdürdüğü sırada, Rusya’nın olumsuz  tutum almaması, Azerbaycan’ ın müdahalesini haklı gördüğünü açıklaması, sonucu hızlandırmıştır.

Kafkasya’ya barışı ancak bölge ülkeleri, bölge ülkelerinin işbirliği sağlayabilir. Dış müdahaleler çözümsüzlüğü artırır.

Artık top Ermenistan’dadır.

Bölge dışı güçlerin dışlandığı, buna karşılık bölge ülkelerinin anlaşmalarının esas alındığı “ Altılı  Platform” önerisi genel olarak Kafkasya için ama öncelikle Ermenistan için büyük bir fırsattır. Bu, dört yanı karalarla çevrili yoksul Ermenistan’ın halkının refahını artırması için de büyük olanaklar yaratacaktır.

Kafkasya’da barış bölgedeki huzur ve istikrara büyük katkı sağlayacak,  bölgedeki işbirliği  Batı Asya’ daki gerginlikleri azaltacaktır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir