Pandemi Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?

1 yılı aşkın süredir hayatımızda olan pandemi yaşam koşullarımız üzerinde köklü değişiklere yol açtı. Covid19 salgını ile birlikte sağlığımız sadece fiziksel değil ruhsal olarak da etkileniyor. Bu süreçle nasıl baş etmemiz gerektiğini Uzman Klinik Psikolog Fatmanur Yenigün’e sorduk.

Bir anda güvensiz hale gelen dünyada kendimiz ve sevdiklerimizin sağlığı için endişe duymaya başladık. Bu endişeyle bazıları baş edebilirken bazıları için katlanılmaz bir hal aldı. Fatmanur Yenigün bu durumu Rezilyans kavramı ile açıkladı. Bu süreçte zor koşullara uyum sağlayabilme özelliğimizin ortaya çıktığını dile getiren Yenigün kırılmadan esneyebilme örneğiyle olumsuzluklarla başa çıkabildiğimize değindi. Uzman Psikolog bu noktada bazılarımızın bu özelliğe sahip olmamasının da psikolojik sorunlara yol açtığının da altını çizdi.

Yenigün bu süreçte endişelerin uyku düzensizliği, beslenme bozukluğu, dikkat dağınıklığı gibi sorunları ortaya çıkardığını anlattı. Pandemi döneminde yaşanan maddi sıkıntılar, işsiz kalma endişesi, sosyal izolasyon, rutinlerin bozulması gibi durumların psikolojimizi olumsuz etkilediğini de sözlerine ekledi.

Bu süreçle nasıl baş etmeliyiz?

Fatmanur Yenigün bu süreçte psikolojimizi nasıl sağlam tutabileceğimizi anlattı. Uzman Psikolog ilk önce hatırlamamız gereken şeyin aslında pandemi sürecinin yarattığı korku, endişe, belirsizlik gibi duyguların çok yoğun olmadıkça ve kişinin işlevselliğini ortadan kaldırmadıkça süreçle baş edebilmek için işe yarar olduğuna dikkat çekti. Yenigün bunun yanı sıra günlük rutinlerin önemli olduğunu vurguladı. Süreç boyunca uyku ve yemek saatimizi düzene
oturtmamız gerektiğini söyleyen Yenigün evden çalışıyorsak ya da çocuğumuz online derslere giriyorsa pijamaları çıkarıp günlük kıyafetler giyerek süreci daha sağlıklı geçirebileceğimizi ifade etti.

Sosyalleşmenin bu dönemde en büyük ihtiyacımız olduğunu söyleyen Yenigün evdeki bireylerle vakit geçirmenin ya da online görüşmeler, oyunlar gibi aktivitelerin bize iyi hissettireceğini belirtti. Egzersizler yapmak, vücudumuza iyi bakmak veya duygu ve düşüncelerimizi çevremizle paylaşmak bizlere iyi gelecektir.

Kaostan uzak durmak önemli.

Bu süreçte ruh sağlığımızı korumak için bizlere düşen en temel görevin salgın ile ilgili haberlerden mümkün olduğunca uzak durmak olduğunu belirten Yenigün sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu durum ne kadar gündemimizde olursa zihnimizi o kadar meşgul eder ve kaygılarımız artar. O yüzden mümkün olduğunca pandemi ile ilgili gündemden uzak durmak atacağımız ilk adımlardan biri olabilir.”

Salgında devlete de büyük görevler düşüyor. Yönetimin vatandaşları bilgilendirme konusunda önemli olduğuna dikkat çeken Fatmanur Yenigün paylaşılan bilgilerin haber verme niteliği taşımasının aynı zamanda net ve anlaşılır olmasının önemini vurguladı. Toplumda belirsizlik, kaygı, korku uyandıracak biçimde yapılan haberlerin hepimiz için zorlayıcı bir etken olduğunun da altını çizdi. Uzman Psikolog diğer bir yandan sürecin toplumun büyük bir kesiminin ruhsal olarak etkilendiğini söyledi. “Bu sebeple devletin psikolojik yardım olanaklarını genişletmesi ve herkes tarafından daha kolay ulaşılabilir bir hizmet haline gelmesi de çok önemli bir adım olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bu süreçten yetişkinler gibi çocuklar da olumsuz etkilendi.

Uzman Psikolog belirsizlik ve rutinlerin bozulmasının çocukları da etkilediğine dikkat çekti. Yenigün çocukların dünyayı ebeveynleri ve güvendikleri büyüklerle algıladığının önemini vurgularken kaygısını kontrol etmekte zorlanan ebeveynlerin çocuklarını daha olumsuz etkilendiğinin de altını çizdi.
Fatmanur Yenigün çocuklarda ayrıca hareket olanaklarınım kısıtlanması, akranları ile sosyalleşme ve oyun gibi kaynaklarının azalması ya da ortadan kalkması onları daha fazla olumsuz etkilediğini anlattı.

Yenigün evde kalma sürecinde hem ders hem de eğlence amaçlı ekran kullanımlarının artmasının çocuklarda en dikkat edilmesi gereken noktalardan biri
olduğunu söyledi. Pandemi ortadan kalktığında çocuklarda ekran bağımlılığınım artma olasılıklarının yüksek göründüğünü de dile getirdi.

Yakınlarını ve işlerini kaybedenler daha fazla ruhsal sorun yaşıyorlar.

Uzman Psikolog salgından herkesin bir parça etkilendiğine dikkat çekerken en çok etkilenen kitlenin covid19 nedeni ile yakınını kaybeden kişilerin olduğunu dile getirdi. Yenigün pandemi koşullarında sevdikleri ile yan yana olamamak, ona veda etme şansı bulamamak belki de ona yapacağımız son görev olarak nitelendirdiğimiz cenaze törenine katılamamış olmak kayıp yaşayan bireylerin yaslarını biraz daha derinleştirip başa çıkılması daha zor bir hale getirebildiğinin ruh sağlığımıza önemli etkileri olduğunu vurguladı.

Yenigün salgından yoğun olarak etkilenen diğer bir kitlenin de iş kaybı yaşayanlar ve ekonomik zorluklarla baş başa kalan bireyler olduğunu ifade etti. Uzman Psikolog sözlerine şöyle devam etti; “Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisiden de 1. basamak fiziksel ihtiyaçların yani yiyecek ve barınma gibi temel ihtiyaçların karşılanmasıdır. Bireyler kendi ya da karşılamaktan sorumlu olduğu bireylerin ihtiyaçlarını tam ya da yeteri kadar karşılayamadığında ruhsal olarak diğer bireylere göre çok daha fazla zorlanır.“

Covid19 geçiren bireylerde depresyon riski çok yüksek.

Yenigün salgınla beraber gelen belirsizlik, gelecek kaygısı, rutinlerimizin değişmesi, yalnızlık hatta çevreden duyduğumuz doğru veya yanlış tüm bilgilerin psikolojimizi etkilediğini söyledi.
Stres faktörü olan bu nedenlerin kaygı bozuklukları ve depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olduğunun altını çizen Yenigün araştırmalar sonucunda covid19 geçirenlerde bu belirtilerin ortaya çıkma olasılığının daha yüksek olduğunu ifade etti.

Uzman psikolog bu süreçte görünen bazı psikolojik semptomların akut olduğuna ve stres faktörü ortadan kalktığında semptomların da azalacağına ya da ortadan kalkacağına dikkat çekti. Fakat bu dönemde pandemi hali hazırda bulunan psikolojik rahatsızlıkları ve travmaları tetiklemiş ya da daha kronik hale getirmiş ise bu bireylerde psikolojik etkilerinin hemen geçmeyeceğini gerekli ilaç ve terapitik müdahalelerin elzem olduğunun önemini vurguladı.

Yenigün son olarak şu konulara dikkat çekti; “Eğer zihnimizde bizi sürekli oyalayan düşünceler varsa, bu düşünceler bize olumsuz duygular hissettiriyorsa, uyku düzenimizi, yemek alışkanlıklarımız etkiliyorsa ve günlük yaşam kalitemizi önemli ölçüde düşürüyorsa, kendimiz ve çevremizdekilerin desteğiyle iyi hal geri gelmiyorsa, bu bir psikolojik sorun olabilir ve bu noktada profesyonel destek almak için bir uzmanla iletişime geçmekte fayda vardır.”

Haber : Rümeysa DAŞTAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir