Bizimle iletişime geçin

Yazarlar

Bilim Dünyasının Hazineleri

Senanur AYYILDIZ

Kadın bilim insanları bilimsel gelişmelere birçok katkıda bulunmuş ancak genel olarak erkek meslektaşlarına göre daha az tanınmışlardır. Peki ya bilim dünyasına önemli katkılarda bulunmuş kadın bilim insanları? İşte bu noktada tarih boyunca bilim dünyasında kadınlara yönelik bir önyargı olduğu anlaşılmaktadır. Kadınlar bilim adına yaptıkları çalışmalarla birçok buluşa imza atmışlar fakat kadınların isimleri ve başarı hikayeleri yeterince konuşulmamıştır.

Günümüzde durumlar daha iyi görünse de hala internette en ünlü bilim insanları aratıldığında erkek egemenliğiyle karşılaşılmaktadır. Her geçen yıl kadın bilim insanlarına karşı olan önyargı azalmış olsa da tam anlamıyla bitmiş sayılmaz. Yine de her şeye rağmen kadınlar bilim için çalışmaktan ve üretmekten hiçbir zaman vazgeçmemişlerdir. Bilimsel gelişmeler dünya için çok büyük bir önem taşır ve bilim dünyasının kadın bilim insanlarına ihtiyacı vardır.

Günümüz bilim dünyasını değiştiren, tüm önyargılara ve zor koşullara karşı dimdik duran kadın bilim insanlarının faydalı buluşları insanlığa pek çok yarar sağlamıştır. Örneğin iki farklı alanda Nobel Ödülü’ne sahip olan Marie Curie radyoaktiviteyi keşfetmiş ve taşınabilir X-ışını ünitesini icat etmiştir. Analitik makine üzerine yazdığı notlarının ilk bilgisayar algoritması olarak düşünüldüğü Ada Lovelace, tarihin ilk bilgisayar programcısı olarak kabul edilmiştir. Kromozom yapısıyla ilgili çalışmalar yapan Nettie Stevens, X ve Y kromozomunu bilim dünyasına kazandırmıştır. Bir biyofizikçi olan Rosalind Franklin, DNA’nın ikili sarmal yapısını keşfederek olağanüstü bir çalışmaya imza atmıştır. Türkiye’de kimya alanının ilk kadın öncüsü Remziye Hisar’dır. Yine çok önemli ama az bilinen bir isim olan Lisa Meitner, nükleer fizyonun keşfinin önemli bir parçası olmasına rağmen yalnızca çalışma arkadaşı Otto Hahn ün kazanmış ve kimya dalındaki Nobel Ödülü’nü Otto Hahn almıştır. Meitner’in katkısı çok sonradan fark edilmiştir. Örneklerde adı geçen kadın bilim insanlarının ve daha birçok kadın bilim insanının çalışmaları göz ardı edilmiş ve isimleri erkek meslektaşlarınınki kadar duyulmamıştır.

Neden bilimde erkek egemenliği hakimdir? Geçmişe kıyasla günümüzde kadınların bilimdeki yeri ve değeri daha çok anlaşılmış olsa da önyargı tamamen bitmiş değil. Cinsiyet ayrımına neden olan önyargılar kadınların bilim alanında geri planda kalmasına yol açmaktadır. Peki bilimin cinsiyeti var mıdır? Elbette hayır. Aklın bir cinsiyeti olamayacağı gibi bilimin de bir cinsiyeti yoktur. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse bilim tarafsızdır, cinsiyet ayırmaz. Şüphesiz ki kadınlar da erkekler kadar bilimle ilgilenmişlerdir ve bilime değerli katkılarda bulunmuşlardır.

Sonuç olarak, kadınlar tarih boyunca bilimle ilgilenmişlerdir ve insanlık adına çok önemli buluşlara imza atarak tarihe adlarını yazdırmışlardır. Ülkemizde ve dünyada bilimle ilgilenmeye ve başarıdan başarıya koşmaya devam eden kadınlar sonuna kadar desteklenmeli ve toplum, önyargılardan arınmalıdır.  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” Bilim için hiç pes etmeden çalışan, emek veren, gelecek nesiller için ilham ve rol model olan tüm kadın bilim insanlarını saygıyla anıyoruz.

 

 

Continue Reading
Yorum Yap

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir