Bizimle iletişime geçin

Eğitim

CS50’nin Türkiye Yolculuğu  – Arel Üniversitesi ve Kodluyoruz’dan CS50 Ortaklığı

İstanbul Arel Üniversitesi, yenilikçi eğitim modeli ve müfredatıyla öğrencilerin iş dünyasına hazır bir şekilde mezun olmasını sağlıyor. Bu kapsamda ArelPro’nun yaptığı çalışmalardan biri daha meyvesini verdi… Kodluyoruz ile yapılan iş birliği ile birlikte, İstanbul Arel Üniversitesi, Bilgisayar Bilimlerine Giriş dersinde kodlama tarihinin en iyi dersi olarak nitelendirilen CS50x dersini müfredatına ekledi. Kodluyoruz, Harvard Üniversitesinin CS50 dersini Türkçeleştirerek, ülkemizdeki öğrencilerin faydalanmasını sağlıyor. 

Harvard Üniversitesi’nin Efsanevi dersi CS50X – Arel Üniversitesi Müfredatında

Kodluyoruz ile yapılan iş birliğine göre İstanbul Arel Üniversitesi, Bilgisayar Bilimlerine Giriş dersinde kodlama tarihinin en iyi dersi olarak nitelendirilen CS50x dersini müfredatına ekledi. Konuyla ilgili iletişim fakültesi gazetecilik bölümü 4. sınıf öğrencimiz Burak Altınok‘a değerlendirmelerde bulunan Kodluyoruz CEO’su Gülcan YAYLA, bu iş birliğinin kendisini çok heyecanlandırdığını belirtti. İstanbul Arel Üniversitesi ile başlattığımız kredili ders sistemi, İstanbul Üniversitesi’nin de İktisat Fakültesi müfredatına Bilgisayar Bilimlerine Giriş dersinde CS50’yi kullanacaklar ve bu mükemmel bir haber” dedi.

Arel Üniversitesi ve Kodluyoruz’dan CS50 Ortaklığı

 

Arelpro’nun kendilerine ulaşmasıyla yollarının kesiştiğini belirten Yayla, görüşmeden sonra üniversitenin hızla adım attığını belirterek müfredatına aldığını söyledi. Bundan sonra ne olacak sorusunu da yanıtlayan Yayla, “Öğrencilerin dersi almasını izleyeceğiz. Nasıl ilerlediklerini raporlayıp, desteğe ihtiyacı olan öğrencileri destekleyeceğiz” dedi.

Kodluyoruz’ un yolculuğu

Amerika’da yüksek lisans yaptığı dönemde değişik kodlama Bootcampları ile tanışan Yayla, Kodluyoruz’ un ilk adımlarının da o döneme kadar uzandığını belirtti. Yayla, “Amerika’da eğitimim bittikten sonra ülkeme dönüp, eğitimle alakalı bazı sorunları çözmek istiyordum. Düşündüğüm şey şuydu; ülkenin genç nüfusu çok yüksek, çok akıllı ve eğitimli bir nüfus ama iş yok. Üniversite mezunu olup, işsiz kalan nüfus sayısında dünyada birinci sırada Hindistan, yedinci sırada Türkiye var. Bir yandan şirketlere baktığımızda yazılımcı açığı vardı. Şunu düşündük; üniversite eğitimi, sektörün ihtiyaçlarını karşılamıyor, bir boşluk var. Bu konuya odaklandığımızda Amerika’daki değişik Bootcamp modelleri ile tanışmış ve görüşmüştüm. Görüşmemizde bir sürü gencin hayatına dokunduklarını, ücretsiz eğitimler verdiklerini ve sonrasında şirketlere yerleştirip, şirketlerden ücret aldıklarını gördüm. Olması gereken buydu çünkü en kolay şey insanlara eğitim verip, onların paralarını almak olurdu. Öylesi bir durumda ise eğitimin ücretini ödeyemeyecek bir sürü genci kaybediyorsunuz. Biz de Türkiye’ de böyle bir model başlattık. Bu alanda çok istekli, ‘elini kirletmiş’ 30 kişiyi bir sınıfa toplayarak, sektörde çalışan yazılımcılar tarafından şirketlerin ihtiyaçlarına göre yetiştiriyor ve onları işe yerleştiriyoruz” dedi.

Dünyanın en iyi dersini Türkçeleştirdik!”

Bootcampler’e katılamayan öğrenciler için ücretsiz ve online eğitimler sağlamaya çalıştıklarını belirten Yayla, bu hedef doğrultusunda Harvard Üniversitesi’nin CS50 dersini Türkçeleştirdikleri ve Patika.dev websitesini yayın hayatına geçirdiklerini söyledi. CS50’nin Türkiye’ye olan yolculuğunu da anlatan Yayla, “Yazılıma girmek istiyorum ama nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum sorularıyla çok karşılaşıyorduk. Düşündüğünüzde bu sorulara hak vermemek elde değildi ve bizlerde düşündük. CS50 dersi herkese açıktı, milyonlar alıyordu ama dil engeli vardı. David hocaya ulaştık ve biz bu dersi Türkçe ’ye çevirmek istiyoruz dedik. Kendisi böyle bir durumda çok sevineceğini söyledi ve biz 5 farklı ülkede yaşayan 80 kişilik gönüllü bir ekiple hem altyazılı hem de dublajlı olarak izleyebileceğiniz üzere çevirdik. İsterseniz tek başınıza, isterseniz de grup halinde dersi alabilirsiniz” dedi. Türkçeleştirme işlemi bittikten sonra Azerbaycanlı arkadaşlarının kendilerine ulaşarak, “bu çok iyi oldu, bunu bizim ülkede de istiyoruz” dediklerini ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Azerbaycanlı insanlarla Azerbaycan diline de çevirdiklerini söyledi. Bugüne kadar 32 bin kişinin derse kayıt olduğunu söyleyen Yayla, dersi alanlar arasında 9 yaşındaki bir çocuktan, hemşirelik okuyan insanlara kadar olduğunu belirtti. Yayla, “Bi’ baba iki kızıyla birlikte dersi alıyor ve ders sonrasında öğrendiklerini tartışıyorlar.

 

“Yazılımcıların %17’si kadın”

Sektördeki yazılımcıların %17’sinin kadın olduğunu hatırlatan Yayla, bu durumu şu sözlerle açıkladı:

“Bu çok ciddi bir sorun! Günümüzde artık birçok meslek algoritma bilgisini istiyor. Bundan 5-6 yıl sonra siz ister doktor olun, ister gazeteci algoritma bilmek zorunda kalacaksınız. En azından nasıl çalıştığını bilmek zorundasınız. Bunun yanı sıra teknoloji alanındaki işler, insanlara çok ciddi kazançlar sağlıyor. Bu duruma bir de iyi kazanç sağlanan işlere erkeklerin girdiğini ekleyin. Bu gelir eşitsizliğinin daha çok açıklaması demektir. Kadınların ekonomide geri kalması inanılmaz bir verimsizlik. Sizin nüfusunuzun yarısını oluşturan bir popülasyon var ve her şeyde geriler. Bu durumun tüm dinamikleri bozacağını bildiğimizden bizler bilerek, isteyerek kadınları önceliklendiriyoruz.”

 

“İşsizse bizim için öncelikli”

Bootcamplere katılacak adayları seçerken %90-95’lik bir kesimi elemek zorunda kaldıklarını söyleyen Yayla, başvuracak adayların potansiyelinin olması gerektiğini belirtti. Yayla, bu durumu şu sözlerle açıkladı: “İnsanları iki ay gibi kısa sürede Junior Yazılımcı olarak bir işe yerleştirmeye çalıştığımız için ne istediklerini bilmelerini istiyoruz ve bu işi araştırmış, bir şeyler yapmış insanların katılmasını hedefliyoruz. Başvuran insanlara bir form gönderiyoruz ve istedikleri eğitimi seçmelerini istiyoruz. Sonrasında algoritma ve kodlama testini geçmesi gerekiyor ve son olarak da mülakata alıyoruz. Mülakatta adayın motivasyonunu ölçmeye çalışıyoruz. Gerçekten işe girmeye mi ihtiyacı var yoksa bir sertifikam daha olsun diye mi başvuruyor? İş bulmaya ihtiyacı olan adaylar varsa önceliklendiriyoruz.”

 

Gelecek geldi mi?

Yıllarca duyduğumuz “yazılımcılık geleceğin mesleği” söylemleri üzerine de açıklamalarda bulunan Yayla, “Yazılımcılık artısı olan bir meslek çünkü kendinizi iyi yetiştirdiyseniz işsiz kalma şansınız yok. Pandemi döneminde bile teknoloji şirketleri büyümesini sürdürdü ama bu mesleği yapacaksanız kendinizi sürekli yenilemeli ve güncel tutmalısınız. Eğer öğrendiklerim bana yetmez diyorsanız tüm dünya önünüze açılıyor” dedi.

4 yılda 6 ödül alan Kodluyoruz, Uluslararası Çalışma Örgütü, Word Food, Microsof, Western Union gibi uluslararası 20 sponsor tarafından destekleniyor.

Continue Reading
Yorum Yap

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir