Bizimle iletişime geçin

Yazarlar

Kadın Kendini Doğurur, Adı Dünya Olur

Dr. Öğr. Üyesi İnci TARI
Öğrenci Dekanı

İstanbul Arel Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Kulübü 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında büyük bir çaba göstererek Teams üzerinden iki gün boyunca süren birbirinden değerli kadınları konuk ettiği çok başarılı bir etkinliğe imza attı. Öğrenci Dekanı olarak açılış konuşmasını yapmaktan onur duyduğum bu etkinlikte “İyi ki kızım olmuş diyen babaların, eşiyle her alanda iş bölümü yapan eşlerin çoğalacağı kadınların en iyi eğitime engelsiz ulaşabileceği yarınlar” diledim ben de konuşmamda. Ancak 800’ün üzerinde katılım başvurusu alan ve bu kadar başarılı geçen bir etkinliğin üzerine konu hakkında Arel Endüstri Mühendisliği Kulübüne de söz vermeden geçmek istemedim. İşte kendilerine yönelttiğim sorular ve yanıtları… Keyifli okumalar dileğiyle…

  • Yaren’cim merhaba, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde “Kadın kendini doğurur, adı dünya olur sloganıyla” ve Women’s Success Secrets (Kadınların Başarı Sırları) başlığıyla iki gün süren ve çok özel kadınları konuk ettiğiniz çok nitelikli bir etkinliğe imza attınız. Öncelikle tebrik ederim. Etkinlikle ilgili sorular sormadan önce sizleri tanımak isterim. Bizlere kendinden ve kulübünden, kulüp üyelerinden bahseder misin biraz?

Merhaba hocam, öncelikle bizimle böyle bir röportaj yapmak istediğiniz için ve etkinliğimizin her aşamasında bize verdiğiniz destek için çok teşekkür ederiz. Sizden böyle güzel sözler duymak bizim için çok değerli.

Kısaca kulübümüzden bahsedecek olursak sadece endüstri mühendisliği alanlarında değil aklımıza gelebilecek her alanda kendini yetiştirmiş bireyler olmak ve kendimiz gibi üyelerimize de fayda sağlamak için uğraşan 6 kişilik bir yönetim kuruluna sahip olan bir öğrenci kulübüyüz diyebilirim. Kulübümüzün başkanlığını geçtiğimiz dönem ekim ayında devraldım ve yeni yönetim kurulumuzu oluşturdum. Yönetim kurulumuz iki başkan yardımcısı, bir genel sekreter, bir danışman ve Mali işler Sorumlumuzdan oluşmakta. Kulübümüzün başkan yardımcıları Ece Gülenç, Aleyna Yıldırım ve ben Endüstri Mühendisliği bölümü 3.sınıf öğrencileriyiz ve bilgisayar mühendisliği bölümünde çift anadal yapmaktayız. Genel Sekreterimiz Aleyna Türküsev de sınıf arkadaşımız. Kulüp Danışmanımız Doğa Diri de bölümümüz 2.sınıf öğrencilerinden. Sosyal Medya Koordinatörümüz Furkan Fuad Arslan ise endüstri mühendisliği 1.sınıf öğrencisi. Kendisi yönetim kurulumuza en son katılan isim oldu. Sosyal medya içeriklerimizi hazırlamak için oluşturduğumuz ekipteki çalışmalarını çok beğendik ve kendisinde ekibimize katılmasını istedik.

  • Bu etkinlik fikri kimden çıktı, konuklarınızı nasıl seçtiniz, nasıl iletişim kurdunuz? Diğer kulüplere örnek olması adına biraz ipucu verebilir misin?

Tabi ki. Etkinlik fikri benden çıktı diyebilirim ancak ekibimin desteği olmasaydı böyle bir etkinlik gerçekleştiremezdik. Aslında çok uzun zamandır kariyer günleri tarzında bir etkinlik yapmak istiyorduk ama temamızı belirleyememiştik. Şubat ayının son haftası bir gece televizyonda Dünya Kadınlar Günü ile ilgili art arda yayınlanan reklamları gördüm.  Biz neden farkındalık hareketi oluşturacak bir etkinlik yapmayalım ki diye düşündüm. Bu tarz etkinlikler de aktif olarak yer alan birkaç arkadaşımla görüştüm ama herkesten aynı cevabı aldım. Bir hafta gibi kısa bir sürede bu kadar kapsamlı bir etkinlik gerçekleştiremezsiniz, boş verin hiç kendinizi yormayın vb. dönüşler aldım. Biraz moralim bozuldu ama gerçekleştirmeyecek olsak bile fikrimi yönetim kurulu üyelerimizle paylaşmak istedim. Çoğu kişinin aksine yönetim kurulumuz ikinci kere bile düşünmeden söyledikleri tek bir şey vardı: “ Biz Bunun Üstesinden Gelebiliriz!” Bunun üzerine aynı gece çalışmalara başladık. Öncelikle hepimiz toplanıp tam olarak bu etkinlikten ne beklediğimizi belirledik. Ertesi güne kadar kimleri etkinliğimize davet edebileceğimizi ve nasıl bir süreç izlememiz gerektiği için bireysel düşünmeye zaman ayırdık. Hepimiz etkinliğimizde görmek istediğimiz tüm isimlerin bir listesini özgeçmişleri ile hazırladık. Sonra hep birlikte listelerimizi inceledik ve temamıza uygun olan kişilere ulaşma kararı aldık. Bu konuda da bir iş bölümü yaparak gerek kulüp hesaplarımızdan gerekse bireysel hesaplarımızdan konuklarımızı etkinliğimize davet ettik. Başta çok tereddütteydik olumsuz dönüşler alırsak diye ancak neredeyse tüm mesajlarımıza olumlu dönüş aldık. Yurtdışında olduğundan veya geçirdiği rahatsızlıktan dolayı etkinliğimize katılamayacaklarını söyleyen isimlerse eğer seneye böyle bir etkinlik yaparsak şimdiden kendilerinin yerlerini ayırmamızı söylediler. Aldığımız dönüşlerden sonra başta sadece 8 Mart olarak belirlediğimiz etkinlik süremizi 2 güne çıkarmaya karar verdik. Her ne kadar resmi izinler için biraz beklemek zorunda kalsak da bir hafta gibi kısa sürede etkinliğimizi sıfırdan yaratmayı başardık ve bu başarının tek sırrı iyi bir ekip işi yapmamız oldu diyebilirim.

  • Ben kendi namıma ilk gün konukların tamamını dinledim soluksuz, ikinci gün dersim olduğu için kaçırdım çoğunu ama çok merak ettim. Bize tüm konuklarınızı tanıtabilir misin kısaca?

Etkinliğimiz tasarı aşamasındayken bile aklımızda tek bir şey vardı. Gelen konuklarımız kendi alanlarında fark yaratmış ve kendisi gibi emekçi kadınlara yol göstermiş kadınlar olmalıydı. Bu doğrultuda tüm konuklarımıza ulaştık.  Etkinliğimizin İlk oturumunda Da Vinci Öğrenme Akademisi CEO ve Kurucu Ortağı Tuğba İnanç’ı ağırladık. Kendisinin eğitime olan katkılarını, çalışma hayatında verdiği mücadeleleri ve değişen dünyadaki eğitim koşullarında kadının yerini konuştuk.  Etkinliğimizin ikinci oturumdaki konuğumuz ZeosStore Kurucusu Zeynep Osmanlı’ydı.  Moda Tasarımı mezuniyeti ve finans sektöründeki başarılı geçmişi sonrasında kendi girişimi olan ZeosStore’u kuran Zeynep Osmanlı, anneannesinin çocuklarını el işi ile okutması fikrinden etkilenerek, emekçi kadınlara mağazalar açarak bünyesine dahil etmesi sayesinde onlara ek gelir sağlamaya çalışan girişim bir kadınımız. Üçüncü oturumumuz ağırladığımız konuğumuz ise bizi en heyecanlandıran isim oldu çünkü bu oturumda değerli sanatçımız Nükhet Duru’yu ağırladık. Kendisinin gençlerle olan diyaloglarına ve yıllardır süre gelen başarısına hep hayran biri olarak bunları bir kere de kendisinden dinlemek istedim. Sağ olsun kendisi de kırmadı bizi. Diğer konuğumuzsa yapay zeka ve robotik konularında uzmanlaşarak bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazar olan Turkuaz Medya Köşe Yazarı Şule Güner oldu.  İlk günün son oturumundaysa Shell- Perakende Saha Satış̧ Müdürü̈ Selin Tanrıöven Aktaş’’ ağırladık.

Etkinliğimizin ikinci gününe Kadın Hakları Dijital Veri Platformu kurucusu Handan Uslu ile başladık. Teknolojiyi hak savunuculuğunda kullanmak için çözümler geliştirmek olan Kadın Hakları Dijital Veri Platformunu kuran Handan Uslu, Kadın Hakları Dijital Veri Platformu sayesinde fiziksel veya psikolojik olarak kadınların sorularının karşısına hukuki yanıtlar çıkararak bilinçlenmeleri sağlanıyor. Yedinci oturumumuzda ise tabiri caizse Tuğçe Uçak sayesinde yerimizde duramadığımız dakikalar yaşadık. Uluslararası eğitim ve danışmanlık firması FranklinCovey’de facilitator (sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci) olarak görev yapan Tuğçe Uçak, gerek hayat enerjisiyle gerek yaşadığı zorluklara karşı verdiği mücadeleyi bizlere aktarma şekliyle olsun hepimiz için bir motivasyon kaynağı oldu. Yarım saat olarak planladığımız oturumumuz kırk beş dakikaya çıktı ama biz Tuğçe Hanım’ın sohbetine doyamadık. Kendisi de bize daha sonra başka bir etkinlikte görüşme sözü verdi.  Ardından Ardplastik Geri Dönüşüm Şirketi Kurucusu Mukaddes Çelik’’i ağırladık.  İZSİAD ‘ da Başkan Vekilliği, İzmir Ticaret Odası Yüksek istişare kurulu üyeliği, Batı Anadolu Sanayici ve İş Adamları Federasyonu yönetim kurulu üyeliği gibi birçok erkek hegemonyasında faaliyet süren alanlarda bir kadın olmanın hikayesini dinledik kendisinden. Daha sonrasında ise bambaşka bir alana geçerek üniversite öğrencilerine ücretsiz ürün ve hizmetler sunan Askıda Ne Var ve üniversite öğrencilerinin blog içerik üreterek para kazandığı, büyük markalardan staj, mentorlük deneyimleri, eğitimler, hediye çekleri gibi olanaklar sunan Kampüste Ne Var’ın genel müdürü Sanem Yıldız’ı ağırladık.

Etkinliğimizin son oturumundaysa 2005 – 2020 Yılları arasında TEB İnsan Kaynakları ve İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı yapan ve Nisan 2020’den beri TEB Holding Danışmanlığı görevini yürüten Nilsen Altıntaş bizlerle beraberdi. Sağ olsun kendisi de bizi kırmadı saat farkına rağmen New York’tan etkinliğimize katıldı.

Etkinliğimize katılan tüm konuklarımız sayesinden her oturumda bambaşka hayatlara ve mücadelelere kapılar araladık.  Tekrardan buradan da tüm konuklarımıza değerli paylaşımları için teşekkürlerimizi iletmek isterim.

  • Her konuktan aklınızda kalan bir cümle olsa bu hangisi olurdu tüm öğrenciler ve biz merak edenler adına alabilir miyiz sizden?
  • TUĞBA İNANÇ

“Ben motivasyonumu nereden alıyorum, kendimden alıyorum. Dolayısıyla, dışarıdaki hayat ne kadar zor olursa olsun eğer sizin iç motivasyonunuz yüksekse, hedefinize kitlendiyseniz ve sorunu çözeceğinize inanıyorsanız, aslında başarıya ulaşıyorsunuz. Ben her seferinde bunu gördüm.”

  • ZEYNAP OSMANLI

“Ben hayatımda hiç kriz yönetimi eğitimi almadım. Hep kalbimden gittim, hep kalbim ne derse onu yaptım. Şuan doğru yoldayım. Tabii ki plan program da çok önemli. İkisini aynı yerde tutabiliyorsanız yani hem kalbinizden gelen kararları verip hem de o planı uyguluyorsanız, mükemmel bir iş çıkıyor otaya.”

  • NÜKHET DURU

“Zorlandığım zamanlar oluyordu ama kendime yatırım yapıyordum, bunu biliyordum. Mutlaka iyi olanı yapacağım, başaracağım bunu diye düşünüyordum, inançlıydım. Sıkıntılar yaşadım ama hiçbir zaman vazgeçmedim. İnsan sıkıştığında en fazla ihtiyacı olan şey, bakış açısını değiştirmektir. Bunu hayatta öğrendim.”

  • ŞULE GÜNER

“Gördüğün ünvanlara inanma sen kendi mutlu olduğun çizgini yarat. Başarı çok göreceli bir kavram. Kendi başarı kavramını kendin çiz ve kendin tarif et.”

  • SELİN AKTAŞ

“Eğer dışarıdaki değişim hızı içerideki değişim hızından fazlaysa, orada sistem zarar görür. Sizin de kendinizi sürekli olarak değiştirmeniz ve geliştirmeniz gerekiyor.”

  • HANDAN USLU

“Tercihleri yaparken kendinizi tanıyarak yapın. Ben nasıl biriyim, 9-5 çalışabilir miyim sorularını sorun kendinize. ‘’Bana ne iyi geliri’’ iyi anlamamız gerekiyor.”

 

  • TUĞÇE UÇAK

“Bir yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Ne olmasını istersin? İşte o senin amacın. Yarından itibaren oraya varmak için ne yapman gerekiyorsa önce hedeflerini belirle sonra eline kazma küreği al ve kazıya başla.”

  • MUKADDES ÇELİK

“Kurslar ve eğitimlerle ne kadar donanımlı olursanız, hayatta o kadar başarılı olursunuz. Ayrıca insanları sevmek de çok önemli. Bence hayatta başarıyı getiren en önemli şeylerden biri de insanları sevmektir.”

  • SANEM TURAN YILDIZ

“Çok iyi bir yönetici olsanız da, eğer toplumsal, sosyal ve gençlere yönelik hiçbir şey yapmıyorsanız veya insan olarak diğer rolleri delege edemiyorsanız bu başarı değildir.”

  • NİLSEN ALTINTAŞ

“Farklılık yaratın, farklı olun. İnsanlara dokunun ve iz bırakın, onlarda hatırlanacak şeyler bırakın ki, sonunda hem siz hem de onlar mutlu olsun.”

  • İş hayatına atılmak üzere olan genç bir kadın olarak senin korkuların ve önyargıların var mı, bunları aşmak için kendi stratejilerini oluşturuyor musun?

Her kadın gibi benimde korkularım tabi ki var. Aslında kadın olmaktan da öte günümüz koşullarında genç bir birey olarak iş hayatı beni korkutuyor. Mezun olduktan sonra bir anda kendimizi hiç bilmediğimiz bir alanda buluyoruz.  Tabiri caizse kendimizi sudan çıkmış balık gibi buluyoruz. Bu konuda ben elimden geldiğince üniversitemiz bizlere tanıdığı her türlü olanaktan yararlanarak iş hayatını tanımaya, başıma gelebilecek olan zorluklara kendimi hazırlamaya çalışıyorum. Bunun için elimden geldiğince projelerde aktif olarak görev almaya çalışıyorum.

  • Son olarak bugün birinci sınıfta olan veya gelecek sene üniversite yaşamına başlayacak arkadaşlar için tavsiyelerin var mı? Bu noktada sadece kadın değil, erkek öğrencilerimiz için de soruyorum.

Benim arkadaşlarımıza önerim zorluklar karşısında asla pes etmemeleri olacaktır çünkü maalesef hayat herkese eşit davranmıyor. Burada en büyük tavsiyem ise üniversite hayatının sadece derslerden ibaret olmadığını fark etmeleri olacaktır. 4 yıl oldukça uzun bir süre gibi görülse de su gibi akıp geçiyor. Bu süreci olabildiğince etkin bir şekilde kullanılıp gerek kulüp etkinliklerine gerek araştırma süreçlerine katılarak sadece mesleki alanda değil kendilerini her alanda geliştirmelerini tavsiye ederim.

 

 

Continue Reading
Yorum Yap

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir