Bizimle iletişime geçin

Dünya

İstiklal Marşı’mızın Kabulünün 100. Yılı Kutlu Olsun

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi İstiklal Marşı’nın kabulünün 100. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye genelinde yıl boyunca anma etkinlikleri gerçekleştirilecek.

Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un 17 Şubat 1921’de Sırat-ı Müstakim ile Hakimiyet-i Milliye’de yayımlanan ve Hamdullah Suphi Bey’in Meclis’te okuduğu ayakta alkışlanan İstiklal Marşı’nın, TBMM tarafından 12 Mart 1921’de milli marş olarak kabul edilmesinin üzerinden 100 yıl geçti.

Türk bayrağı gibi Türk milletinin önemli simgelerinden biri olan İstiklal Marşı, milletin güçlü aidiyet duygusuyla geleceğe karşı umut ve cesaretle bakmasını sağlayan “milli mutabakat metni” olarak kabul ediliyor.

2021 “Mehmet Akif ve İstiklal Marşı Yılı” olarak kutlanacak

2021, “Mehmet Akif ve İstiklal Marşı Yılı” olarak belirlendi

TBMM Genel Kurulunda 24 Aralık 2020’de, 2021 yılının “İstiklal Marşı Yılı” olmasını içeren düzenleme kabul edildi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı  imzasıyla 2021’in “Mehmet Akif ve İstiklal Marşı Yılı” olarak kutlanmasına ilişkin genelge yayımlandı.

Yıl boyunca anma etkinlikleri düzenlenecek

Bu kapsamda, Türkiye genelinde yıl boyunca İstiklal Marşı’nın kabulünü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinlikleri düzenlenecek.

TBMM’de Mehmet Akif Ersoy sergisi

“Mehmet Akif ile ilgili yoğun katılımlı programlar ve 9 bilgi şöleni yaptık”

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Vakfı Mehmet Akif Ersoy Araştırmaları Merkezi Başkanı Mehmet Doğan, geçen yıl İstiklal Marşı’nın milli marş olarak kabulünün 100. yıl dönümünün “İstiklal Marşı Yılı” olarak kutlanması için resmi kurumlara ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunduklarını hatırlattı.

Bu çağrının karşılık bulması sonucu 2021’in “Mehmet Akif ve İstiklal Marşı Yılı” ilan edildiğini söyleyen Doğan, TYB’nin 1978’den beri eseri, hayatı, mücadelesi ve şahsiyetiyle örnek olan Mehmet Akif Ersoy’u andığını ve bu çerçevede programlar yaptığını anlattı.

Doğan, İstiklal Marşı’na ilişkin “milli mutabakat metni” tanımlamasını da ilk kez TYB’nin dile getirdiğini belirterek şunları kaydetti:

“TYB, Mehmet Akif ile ilgili yoğun katılımlı toplantıların dışında Akif’in hayatı, mücadelesi ve eserlerinin ele alındığı ve 300’e yakın ilim ve fikir adamının katıldığı 9 bilgi şöleni yaptı. Bu programlarda konuşulanların kitap halinde basımı yapıldı. Bu sene de en büyük bilgi şölenini yapıyoruz.

Bu yıl TBMM’de 12 Mart Cuma günü saat 15.00’te ‘İstiklal Marşı Bilgi Şöleni’ etkinliğinin açılışı yapılacak. Sadece birinci oturumu Meclis’te bir salonda yapılacak, daha sonra çevrim içi ortamda toplantılar devam edecek. Bu yılki bilgi şöleninin açılışının Meclis’te yapılması önemli. Bu durum TBMM’nin kendi tarihine sahip çıkması anlamına geliyor. ‘İstiklal Marşı Bilgi Şöleni’nde konuşulanları da muhtemelen 2 cilt kitap halinde yayımlayacağız.”

“Türk bayrağı gibi İstiklal Marşı da sembol oldu”

Mehmet Doğan, şubatta yayımlanan “İstiklal Marşı Bin Yılın Destanı” kitabında, Mehmet Akif Ersoy’un, İstiklal Marşı’nda özellikle Türklerin Müslüman olmasından sonraki döneme ilişkin atıflar yaptığına dikkati çekti.

Ersoy’un İstiklal Marşı’nın başında ve sonunda “bayrak” konusuna değindiğinin altını çizen Doğan, “Bayrak da işte bin yıllık tarihten çıkan büyük bir sembol. Türk bayrağı tesadüfen çizilmiş bir resim değil. Mehmet Akif’in ifade ettiği değerler var bayrakta. Neyi ifade ediyor? Bir kere hilal İslam’ın sembolü. Bayrak, devlet nizamımızı temsil ediyor. Dolayısıyla Mehmet Akif böyle bir sembol üzerinden başlıyor. Bana göre İstiklal Marşı da bayrak gibi sembol oldu. Son 100 yıllık tarih bize bunu gösteriyor. İstiklal Marşı’na milletin ilgisi hiçbir zaman azalmadı.” diye konuştu.

“İstiklal Marşı’nda çok güçlü bir dini muhteva var”

Türkiye’de İstiklal Marşı’nın geri plana düşürüldüğü zamanlar olduğunu, 1924-1925 ve 1937-1938’de yeni milli marş yarışmalarının açıldığını fakat bu yarışmaların ikisinin de sonuçsuz kaldığını aktaran Doğan şöyle devam etti:

“Bu durumu da şöyle açıklayabiliriz, Milli Mücadele’nin fikir zemini ile Cumhuriyet döneminin başlangıcındaki fikir zemini farklılaştı. Fikir zemini farklılaşınca İstiklal Marşı’ndaki muhteva bazılarını rahatsız etti. İstiklal Marşı’nda çok güçlü bir dini muhteva var. Bir de Batı’ya karşı bizi hedef alan ve yok etmeye çalışan emperyalizme de karşı çok sert ifadeler var.

O yüzden Cumhuriyet’ten sonra İstiklal Marşı’na biraz olumsuz bakanlar çıktı ama millet, İstiklal Marşı’na bağlılığını devam ettirdi. Türkiye’de kanunlar, Anayasalar değişti, 20 – 30 yılda bir Anayasa  yapıldı ama İstiklal Marşımız iyi ki değişmedi.

O yüzden milletin mutabakatı eğer kanunda, Anayasa’da yoksa İstiklal Marşı’nda var. İstiklal Marşı’nın zihin hayatımızdaki rolü çok önemli. Gençlerimiz elbette İstiklal Marşı’nı benimsiyor ama daha derinlemesine anlamalarını sağlayacak çalışmalar yapmamız lazım.”

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettigi günler hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arsa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

 

Continue Reading
Yorum Yap

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir