”Daha Çok” Toplumundan “Daha Az” Toplumuna Doğru Pupa Yelken

DSÖ’nün “Kovid-19 salgınının son salgın olmayacağı ve doğru siyasal ve finansal yatırımlar yapılması” çağrısı geniş yankı uyandırdı. Tam da bu nedenle “daha az”a odaklı bir “sürdürülebilir yaşam” yoluna girmeliyiz. Kovboy ekonomisine dayalı ‘daha fazla toplumu’ndan uzay ekonomisine dayalı “daha az” toplumuna geçiyor(muy)uz! Uygulama ilkelerimiz için L. Babuta’nın “Az Aslında Çoktur” adlı yapıtındaki altı ilkeden yararlanabiliriz: Sınırlar koymak / En gerekli olanı seçmek / Basitleştirmek / Odaklanmak / Yeni alışkanlıklar yaratmak / Küçük adımlarla başlamak. Sınırsız istekler fetişizmiyle yaşamak ‘özgürlüğü’, eğlenceli gözükse de, giderek bunun gerilimiyle başetmek olanaksızlaşır. Bunun için yapılan her şeyde, belirli ve kararlı yetinmeci sınırlar koyulmalıdır. Bu hem bireyin, hem toplumsal ve ekolojik dizgenin kendisini yeniden üretim olanağını sağlar. En gerekli olanın seçilmesi, basitleştirmenin anahtarıdır. Basitleştirmeden önce en gerekli olan seçilmelidir. En gerekli olanı seçmek için, yapılan şeye ait bilgi sahibi olunmalıdır. Bu iki ilkenin soruları ise şöyle: Nedir değerli olan? / Neyi hedeflemeliyiz? / Neyi (kimi) sevmeliyiz? / Bizim için neyin önemli olması gerek? / Uzun erimli etkiler nedir? / İhtiyaç mı yoksa istek mi? / Temel önem taşımıyorsa elendi mi? / Sürekli düzenleme yapılıyor mu? Bu ilkelerde en zor şey, tümüyle hayır diyebilmeyi öğrenmektir. Odaklanma sürecinde hedefe, elimizin altındakine ve olumluya odaklanılmalıdır. Yanlışlardan korkmadan uygulamaya devam edilmelidir. Kalıcı iyileşmeler için, yeni alışkanlıklar yaratılmalıdır. Örneğin, şekerden uzak durmak gibi. Beş ilkeyi başarılı bir biçimde uygulamak için, küçük adımlarla başlanmalıdır. Böylece, odağınızı daraltıp, enerjinizi canlı tutup, başa çıkabilmeyi kolaylaştıracağınız için, başarı sağlanabilir. Aşamalı değişim daha kalıcıdır. Sonsöz: Daha azın bir de tek yumurta ikizi var, adı ‘Yavaş’!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir