Bizimle iletişime geçin

Genel

Mühendislik Eğitiminde Yeni İhtiyaçlar

Prof. Dr. Onur Osman
İstanbul Arel Üniversitesi

Günümüzde her seviyedeki eğitim biçimi hepimizin bildiği gibi uzun zamandır var olan bir model. Buradaki problem eğitim sadece eğitim vermek için mi yapılıyor yoksa belirlenmiş ihtiyaçları karşılayacak insanları yetiştirmek için mi? Çünkü son yirmi yıldır dünyada teknolojik olarak devrim niteliğinde bir değişim var, bu değişim haliyle kendi isterlerini de ortaya koyuyor ve bunlar öncekilerden oldukça farklı. Peki şu anki mühendislik eğitimi bu isterler gözetilerek mi veriliyor yoksa bunu yapabilmek için var olan eğitim sistemiyle bir çatışma mı yaşıyoruz? Günümüzde çeşitli mühendisliklerden birçok farklı mühendislik çıkmış, herhalde en çoğu da elektrik mühendisliğinden türemiştir. Bunlar kısaca elektronik, haberleşme, bilgisayar, kontrol, mekatronik ve biyomedikal mühendislikleri. Fakat son on yıldaki gelişmeler bilgisayar mühendisliğinin de farklı fraksiyonlarının çıkmasına neden olmuştur ve bu yöndeki teknolojik gelişim ve gerektirdiği ihtiyaçlar ancak yeni mühendislik dallarıyla çözülebilecektir. Bunlardan ilki yazılım mühendisliğidir. Bunun dışında çokça konuşulan yapay zekâ mühendisliği, büyük veri analistliği, veri madenciliği, veri bilimciliği gibi dallar oluşmaya başlamıştır. Fakat hala bir problem var. O da acaba bu eğitim modeli, yani sınıfsal ve her bir desin birbiriyle tam ilişkilendirilmeden işlendiği ve değerlendirildiği, bize de her bir tuğlanın üst üste koyularak oluşturulduğu duvar olarak söylenen bu model acaba özel ve kamu sektörünün ne kadar ihtiyacını karşılıyor? Yazılım mühendisliği, yapay zekâ, veri bilimi gibi yeni dallar acaba tuğladan duvarın neresinde ve altındaki tuğlalar hala o aynı matematik, fizik, kimya tuğlaları mı yoksa onların da değişmesi gerekli mi? Örneğin elektrik mühendisinden mezun kişi elektrik motorlarıyla, kontrol kumanda sistemleriyle, elektrik santralıyla, haberleşme sistemiyle ya da elektronik kart tasarımıyla ilgili bir alanda çalışabilir ve bu alanların tümünü yetiştirecek bir program tabiiki çok geniş perspektifte matematik ve fizik eğitimi gerektirir. Maalesef bugün alttaki tuğlalar değişmiştir, duvarın üstündeki bir noktaya ulaşmak için bu kadar geniş bir duvara da ihtiyaç kalmamıştır. Tuğlaları biraz daha az yanyana kullanıp biraz daha hızlı yukarı çıkmak hatta aynı tuğla miktarıyla çok daha yukarı çıkabilmek ki biz buna uzmanlık diyebiliriz mümkündür. Mühendislik eğitiminde uzmanlık alanlarına göre birçok temel bilgiyle birlikte alana ilişkin bilgilerin iç içe geçtiği bütünsel derslerle yapılması, ezbere dayalı değil daima proje tabanlı ve öğrencilerin yaptıkları problem çözümlerini aynı zamanda uygulayabildiği başka bir değişle dikey eğitim modeline ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sayede hem eğitim süresi kısalacak hem de ihtiyaç duyulan yetkinliklere sahip mühendisler yetiştirilebilecektir.

Continue Reading
Yorum Yap

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir