Bizimle iletişime geçin

Yazarlar

Düşsel Seyrin Durakları

Prof. Dr. Selahattin GANİZ
İstanbul Arel Üniversitesi

Bir düş gibi başlar yaşam, süresince belirsiz duraklara yürüyerek… Yaşamın içinden bir kesit alarak ne güzel betimlenir bu ömür yolculuğu düşsel seyrin duraklarına etap etap uğrayarak. Oysa bazı duraklarda şaşırtıcı sürprizler bekler bizi. Şu anda yaşadığımız, önceden hiç mi hiç düşünemediğimiz, Covid-19 diye kodlanan olgu da bu sürpriz duraklardan birisidir sanırım. Kuşkusuz bu etabı da bir şekilde mazide bırakacağız, kalan sağlar bizimdir diyerek… Ancak yaşam içinde çok önemli bir kırılma noktası da, bu yaşanan süreç tüm dünya insanları için kaçınılmaz sonuçları birlikte getirebilecektir. Örneğin; yoksulluk ve varsıllık arasındaki acımasız uçurumları, medeniyetler ve kültürler arasındaki süregelen çatışmaları da körükleyebilir. Yine faşist eğilimleri destekleyebileceği, bir dokunuşta ortaya çıkmayı kollayan ırkçılığın da kimi bölgesel kültürlerde yeniden alevlenerek hiç de arzu edilmeyen kötü sonuçlara neden olabileceği ve özellikle dinler açısından bakıldığında; zaten dünyanın belli bölgelerini kan ve alev topuna çeviren çatışmaların hangi boyutlara ulaşabileceğini sezebilmek kehanet değildir. Meydanlarda ellerinde kutsal kitaplar ile gösteri yapan laik olgu karşıtı ve muhafazakarlığı paravan edinen diktatörlere fırsat sunacağı, radikal sağ ve sol oluşumları hızlandırabileceği de mümkün görünen olasılıklar arasındadır. Birden ortaya çıkıveren virüs için öne sürülen bazı teorilerde çok ilginç yaklaşımları içeriyor. Örneğin, 5G ile dijital teknolojide gelinen son noktada bilinmezlerle dolu, ciddi sorunlara açık sürprizlerle ve doğal yaşam için olası sevimsiz şüpheleri de davet ediyor gibi görünüyor. Y. N. Harari’nin Sapiens adlı kitabının “Başka Bir Hayat” başlıklı bölümünde varsayabildiği olasılıklar içinde, internet ortamında üretilen virüslerin kendilerini milyonlarca kez çoğaltarak yayılabildikleri, önlem almak amaçlı anti-virüslerce kovalandıkları, siber uzayda yer edinebilmek için diğer virüslerle rekabete girişebildikleri ve belki bir gün çoğalım sırasında bir hata sonucu anti-virüslerden kaçarak dijital evrende gerçekleşebilecek bir mutasyonun oluşumu ile siber uzayda çoğalıp, doğal yaşamı bugünkü gibi tehdit edebileceği varsayılmaktadır. Her şeye ve her şeye karşın Baudelaire’nin bir düz yazısında dediği gibi “….güzel yaşam, güzel yaşam“ bir yağmur gibi bilinmez durakları ardında bırakıp akıp gitmektedir. Yaşarken ulaşılacak her etapta yeni güzellikleri paylaşmak dileğiyle…

Continue Reading
Yorum Yap

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir