Fosil yakıt kullanımında geriye dönüş

Yeni araştırmaya göre ABD, Almanya, Birleşik Krallık ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu devletler, Rusya’nın Ukrayna’nın işgali ile daha da artan enerji fiyatları ve savaşa yönelik yaptırımlar arasında yeni doğalgaz üretimine, dağıtımına ve kullanımına yatırım yapıyorlar.

Ukrayna’daki savaşa ve artan doğalgaz fiyatlarına cevap vermek isteyen ülkeler, küresel ısınmayı sınırlama şansını yok edebilecek yeni fosil gaz üretimine para harcıyor. Climate Action Tracker’ın yaptığı araştırmaya göre, bilim insanları önümüzdeki birkaç yıl içinde daha düşük karbonlu alternatiflere kararlı bir dönüş yapılması konusunda uyarırken, ülkeler fosil yakıt kullanımını artırmayı yönelik planlar ile bu uyarıları göz ardı ediyor.

 

NewClimate Institute’ten Niklas Höhne, “Yeni gaz üretimleri, boruhatları ve LNG tesisleriyle adeta bir ‘altına hücum’a şahit oluyoruz. Bütün bunlar bizi yüksek karbon emisyonlarıyla mücadele edeceğimiz 10 yıllık sürece hapsedebilir” sözlerini sarf etti.

 

Raporda, ABD’nin hidrolik kırılmaya olan ilgisinin altı çiziliyor. Dünyanın en büyük ekonomisi AB’ye ilave LNG ihraç etmek için bir anlaşma imzalamıştı. Almanya ve İtalya da, bu Kasım ayında Şarm El-Şeyh’te düzenlenecek dünyanın bir sonraki iklim zirvesi COP27’ye ev sahipliği yapan Mısır gibi, gaz tedarikçisi Katar ile anlaşmalar imzaladı.

 

Kanada ayrıca ihracat talebini karşılamak için yeni LNG üretimi planlıyor. Climate Action Tracker’a göre dünya çapında Kanada’da, ABD’de, Norveç’te, İtalya’da ve Japonya’da fosil yakıt üretimi artış gösterdi.

 

Ülkeler uyarıları dikkate almıyor

Gelişmekte olan ülkeler de bu harekete katılıyorlar. Nijerya rafa kaldırılan yeni gaz boru hattı planlarını tekrar gündeme getirirken, Senegal ve diğer ülkeler ise kendi gaz rezervlerini keşfedebilmeyi hedefiyle hareket ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki petrol ve gaz şirketleri, ekonomilerin COVID-19 sonrası toparlanma sürecinde artmaya başlayan enerji fiyatlarının Ukrayna’daki savaş nedeniyle rekor fiyatlara ulaşmasının ardından bu durumun keyfini çıkarıyorlar.

 

Bilim insanları iklim krizi için “Ya şimdi ya hiç” uyarısından bulunurken, ülkeler gaz üretimine adeta hücum ediyorlar. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne göre, küresel ısınmayı sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla 1.5 derecelik eşikte sınırlamamız için küresel çaptaki seragazı emisyonlarının 2030 gelindiğinde yarıya inmiş olması gerekiyor. Bazı ülkeler ise gaz üretiminin kömüre kıyasla daha az karbondioksit salması nedeniyle gazın temiz enerjiye geçişte için bir rolü olduğunu savunmaya devam ediyor. Ancak geçtiğimiz yıl Uluslararası Enerji Ajansı, dünyanın küresel ısınmayı 1.5 derece ile sınırlandırma hedefine ulaşması için, yeni petrol ve gaz keşiflerinin yapılmamasını ortaya koymuştu. Bağımsız araştırmalar da gazı bir “geçiş” aracı olarak kullanmak yerine kömürden doğrudan yenilenebilir enerjiye geçmenin çok daha ucuz olduğuna dikkat çekiyor.

#INSTAGRAM'da ArelNEWS