Dünya Bankası’ndan resesyon uyarısı

Dünya Bankası, hâlihazırda koronavirüs salgını nedeniyle zarar görmüş olan ekonomilerin Ukrayna savaşının da etkisiyle resesyona girebileceği uyarısında bulundu.

Dünya Bankası Başkanı David Malpass, Avrupa ve Asya’nın doğusundaki az gelişmiş ülkelerin “büyük bir resesyonla” karşı karşıya olduklarını, stagflasyon (yüksek enflasyon ve düşük büyüme) riskinin de arttığını söyledi.

 

Dünya genelinde enerji ve gıda fiyatlarında da ciddi bir artış görülüyor. David Malpass, “Ukrayna savaşı, Çin’de koronavirüs nedeniyle uygulanan kısıtlamalar, arz-talep zincirindeki aksaklıklar, yüksek enflasyon ve düşük büyüme oranları ekonomilere darbe indiriyor” diye konuştu.

 

Dünya Bankası’nın Haziran ayı için hazırladığı Küresel Ekonomik Beklentiler raporunda görüşlerine yer verilen Malpass şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın büyük bölümünde söz konusu olan zayıf yatırımlar nedeniyle muhtemelen önümüzdeki 10 yıl boyunca düşük büyüme oranları görmeyi sürdüreceğiz. Birçok ülkede enflasyon rekor seviyelerdeyken ve arzın da artışının yavaş olması beklenirken enflasyonun uzun süre yüksek kalması riski var.”

 

Öte yandan Dünya Bankası Ukrayna’ya yönelik olarak 1 milyar 490 milyon dolarlık ek fon verilmesini onayladı. Bu tutarın hükümet ve kamu çalışanlarının maaşlarının ödenmesi için kullanılacağı belirtildi. Fon, Ukrayna’ya sağlık, eğitim ve temizlik alanlarında yardım etmek amacıyla sunulan 4 milyar dolarlık paketin bir parçası.

 

Dünya Bankası tahminlerine göre, Ukrayna ve Rusya, Avrupa’da ekonomik göstergelerinde en büyük düşüşü göstermesi beklenen iki ülke. Ancak örgüte göre hem savaş hem de koronavirüs salgının küresel ekonomi üzerinde de ağır etkisi olması bekleniyor.

 

David Malpass, “Küresel bir resesyon riski bertaraf edilse bile büyük arz artışları sağlanmadığı müddetçe yüksek enflasyon ve düşük büyüme oranları birkaç yıl daha devam edebilir” dedi.

 

2021-2024 yılları arasında küresel büyümenin yüzde 2,7 oranında yavaşlamasını beklediklerini söyleyen Malpass, bunun 1976-1979 arasında görülen yavaşlamanın en az iki katı olduğuna dikkat çekti. Malpass, 1970’lerin sonunda enflasyonu kontrol altına almak için yapılan faiz artışlarının çok yüksek olduğunu ve bunun 1982’de küresel bir resesyonu ve gelişmekte olan ülkelerde finansal krizleri tetiklediğini söyledi. Ancak 1970’lerde Amerikan doları bugüne kıyasla çok daha zayıf bir noktadaydı ve petrol de daha pahalıydı.

 

BBC